Blog TrKüresel İklim Krizi ile Sürdürülebilir Bir Gelecek Nasıl İnşa Edebiliriz?

Küresel iklim krizi derken artık uzak bir gelecekte yaşanabilecek felaketlerden değil tam da bugünden bahsediyoruz. Bugün adını sıkça duyduğumuz küresel iklim krizi, beraberinde getirdiği yıkıcı doğal afetler sebebiyle, tüm dünyayı acil eylem planları oluşturmaya sevk etmektedir. Sürdürülebilir bir dünya ve yeşil bir gelecek için, içinde bulunduğumuz küresel iklim krizini ve sebeplerini bilmek hayati bir önem taşımaktadır.

İklim ve İklim Değişikliği

İklim, bir bölgede uzun süre gözlemlenen ortalama hava durumudur. Bu tanım, farklı mevsimlerdeki ortalama sıcaklık, yağış ve güneş ışığı gibi etmenleri de içerir. Küresel iklim değişikliği ise doğal dengelerin, iklimin kendi iç etmenlerine bağlı olarak ya da dışarıdan etkilerle (volkanik patlamalar, güneş ışığındaki değişiklikler, dünya yörüngesi değişiklikleri, insan faaliyetleri vb.) bozulması olayıdır (Kaynak: Nasa.gov).

Dünyamızı çevreleyen atmosferimiz, içeriğindeki sera gazı olarak da adlandırılan karbondioksit, metan, ozon, su buharı, azot oksit vb. gazlar sayesinde yeryüzünden yansıyan güneş ışınlarının bir kısmını bir örtü gibi keserek tekrar yeryüzüne yansıtır. Sera gazları sayesinde güneşten gelen ışınlar korunur ve dünya yüzeyi canlılar için yaşama elverişli bir sıcaklıkta kalmaya devam eder.

Atmosferdeki sera gazlarının oranı, 1760’li yıllarda başlayan endüstri devrimi sonrasında ciddi oranda artmaya başlamış, karbondioksit miktarı %40’lık bir artış göstererek 280 ppm’den 394 ppm’e ulaşmıştır. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’ne (IPCC) göre karbondioksit oranındaki bu artış öncelikle fosil yakıt kullanımından kaynaklanmaktadır. Kayda değer ikinci etken ise başta ormansızlaşma olmak üzere arazi kullanımındaki değişim olarak gösterilmektedir.

Türkiye’de ise 2020 yılı TÜİK sera gazı emisyon istatistiklerine göre sera gazı emisyon kaynakları yüzdelik dağılımı şöyledir:

  • %72 Enerji
  • %13,4 Tarım
  • %11,2 Endüstriyel İşlemler ve Ürün Kullanımı
  • %3,4 Atık

 

Artan Enerji İhtiyacı ve Küresel İklim Krizi

İnsan nüfusunun ve sanayileşmenin artışıyla doğru orantılı olarak enerji ihtiyacı da günden güne artış göstermektedir. Ülkemizde ve dünyada yenilenebilir ve çevreci kaynaklardan enerji üretimi artış gösterse de, ne yazık ki hala enerji arzının yaklaşık %63’lük bir kısmı fosil yakıtlardan karşılanmaktadır (Kaynak: ourworldindata.org). Enerji kullanımımız ve üretimimiz, küresel iklim krizi üzerinde devasa bir etkiye sahip ve bu etkinin yansımaları ise bugün gözle görülebilir bir boyuttadır.

İklim değişikliği aynı zamanda enerji üretim potansiyelimizi de etkilemektedir. Örneğin su döngüsüne yönelik değişiklikler su gücünden üretilen enerjiyi etkilerken, mevsim normallerinin dışında yükselen sıcaklıklar yaz aylarında soğutmaya yönelik talebi arttırıp, kış aylarında ise ısınmaya yönelik talebi azaltabilmektedir.

Bununla birlikte küresel iklim krizinin etkisi sıcaklıklardaki ciddi artıştan ibaret değildir. Yüksek sıcaklığın neden olduğu kuraklık, şiddetli seller ve kasırgalar gibi aşırı hava olaylarının sıklığı ve etkisinde artış, okyanusların ve yağmurların asit oranlarında artış, buzulların erimesi ile okyanus ve deniz suyu seviyelerinde yükselme gibi etkenler sonucunda bitkiler, hayvanlar ve ekosistemlerin yanı sıra insan toplulukları da ciddi risk altındadır.

Yıllar boyunca araştırmacılar küresel sıcaklıkların artışının sebep olacağı felaketlerden kaçınmak için bu yüzyıl sonuna kadar sıcaklık artışının 2°C’nin altında tutulması gerektiğini savunuyordu. Ancak günümüzde bilim insanları bu sınırı 1,5°C dereceye kadar düşürdü. Dünyanın daha ne kadar ısınacağını tam olarak kestirmek zor olmakla beraber bu ivmenin devam ettiği düşünüldüğünde, Dünya Meteoroloji Örgütü’ne göre sıcaklıkların 2100 yılına kadar 3-5 °C arasında artması öngörülmektedir.

Prof. Dr. Ramanathan BBC’ye verdiği röportajda, “Benim tahminim, ne yaparsak yapalım, ısınmanın aşağı yukarı beş yıl içinde veya en geç 2030’a kadar 1,5 °C ye ulaşacağı yönünde. Bu durum, yaklaşık 2040’a kadar devam edecek ve ardından küresel ölçekte iklimle ilgili atılan adımların etkisinin görülmesiyle bu eğri aşağı doğru bükülmeye başlayacak. Şimdi harekete geçersek 2040 sonrasını soğutmaya başlayabiliriz” diye konuştu.

 

Küresel İklim Krizi ile Mücadele

IPCC’ye göre küresel ortalama sıcaklık artışını 1.5°C ile sınırlandırmaya çalışarak şunları sağlamak mümkün:

  • İklim kaynaklı tehlikelere maruz kalan ve yoksulluğa karşı korunaksız kişilerin sayısını 2050 itibariyle birkaç milyon azaltabiliriz;
  • 10 milyon kişiyi, deniz seviyelerinin yükselmesinden kaynaklanan tehlikelere karşı koruyabiliriz;
  • Su stresindeki artışa maruz kalan küresel nüfus oranını yüzde 50’ye kadar veya dünyadaki her 25 kişiden biri oranında azaltabiliriz.

IPCC raporuna göre, küresel ortalama sıcaklık artışının 1.5°C’ye ulaşmasını engellemek için 2030 itibariyle sera gazı salınımları 2010’daki seviyelerin yarısına düşürülmelidir. Devletler bu gidişatı değiştirmek için gerekli adımları atmaya başlamıştır. Bu kapsamda 2019 tarihli Yeşil Mutabakat en genel anlamda küresel iklim krizi ile mücadele için bir dizi inovatif proje, taahhüt ve uygulama ile 2050 yılında Avrupa’yı iklim nötr hale getirmeyi amaçlayan bir anlaşmadır.

Küresel iklim krizi ve yıkıcı etkileri tüm dünya gibi bize de enerji verimliği ve tasarrufunun önemini hatırlatmıştır. inavitas olarak Yeşil Mutabakat vizyonunu benimsiyor ve bu vizyonu tüm proje ve faaliyet alanlarımıza entegre ediyoruz. Enerjide dijitalleşme ile beraber sağladığımız enerji verimliliğinin küresel iklim kriziyle mücadelede çevre dostu bir çözüm teknolojisi olması en büyük motivasyonumuzdur.

 

https://inavitas.com/wp-content/uploads/2019/10/logo_beyaz.png
https://inavitas.com/wp-content/uploads/2019/10/logo_beyaz.png
Bülten

If you wish to receive our latest news in your email box, just subscribe to our newsletter. We won’t spam you, we promise!



    neden inavitas?

    inavitas, enerji maliyetlerini azaltmak ve enerji verimliliğini artırmak için özelleştirilmiş, dağıtım şirketlerinden, yenilenebilir enerji santrallerine, işletmelerden evlere, enerjinin üretildiği, dağıtıldığı ve tüketildiği her alanda kullanılan gerçek zamanlı bir enerji zekası platformudur.

    inavitas.com © 2019